Sizler
de televizyon kanallarını izliyorsunuz, son zamanlarda aldı başını gidiyor.
Bilgili, bilgisiz, yetkili, yetkisiz herkes her şeyi konuşuyor. Konuşanda niye
konuştuğunu bilmediği için, ne konuştuğunun da farkında değil. Özelliklede
şarkıcılar ve türkücüler, tabii ki genelleme yapmıyorum, bu işi hakkıyla
yapanlara haksızlık olur. Ama bazıları, yaptıkları programlarda kaptı mı
mikrofonu başlıyor artık, kardeşlik, barış, özgürlük, eşitlik, mertlik,
yiğitlik, dürüstlük, nutuklarıyla döktürdükçe döktürüyor. Ya sonra, sonrada,
okuduğu şarkının veya türkünün bazı kelimelerinin ya yarısını yutuyor veya
yanlış söylüyor. Ama hikmeti neyse, akıl vermekten de geri durmuyor. Oysaki
başkalarına akıl vermektense, akıllı olup, yaptığı işi en iyi yapabilir konuma
gelmesidir. Neden böyle olduk, niye bu hale geldik bilemiyorum. Ama çok
üzülüyorum. Toplum olarak bunları hiç hak etmiyoruz. Ülkemizin kaç bölgesi
olduğu sorulduğunda bilmeyecek kadar zekâ fukarası olanın, akıl tüccarlığı yapması,
hem yanlış, hem kabul edilemez. Tabii ki dost ortamlarında herkesin özel
düşüncesini paylaşması gayet normal. Ama çıkıp televizyona, kullandığı
kelimelerin kafasını kırıp, gözünü çıkararak öğüt verip, nasihat edeni, doğrusu
yadırgadığım gibide telin ediyorum. Bu o insanın kendini bilmemesi olduğu gibi,
haddini de aşması anlamına gelir. Kimse kendini olduğundan fazla göstermesin.
Ülke olarak tek ihtiyacımız, herkesin yaptığı işi, en iyi yapan konumuna
gelmesidir.
ÇOK TEHLİKELİ
Gene televizyonlardan izliyoruz. Küçücük çocuklar, yollara
barikat kurup, askeri, polisi taşlıyorlar. Atılan Molotofları hiç korkusuz
tekrar yerden alıp daha uzaklara atabiliyorlar. Üstelikte yüzlerini gizlemeyi
becerebilecek kadar rollerini iyi bellemişler. Allah polisimize, askerimize
zeval vermesin, polis ve askerimizin soğukkanlılığı ile hiç birinin burnu bile
kanatılmıyor. Ama tehlikeli olan, bu yaşta terörist hareketlerin provasıyla
başlayan bu isyanların yarın önüne geçilir mi? Bilemem. Eğer bu çocuklar
kendiliğinden organize oluyorlarsa olay çok vahim, yok anne ve babalarının
teşviki veya başkalarının zorlaması ile oluyor ise o iki kat daha vahim. Hem
çocuklar, hem ülkemiz için kötü bir gelecek. Mutlaka acilen çözülmesi gereken
bir konu. Bir zamanlar PKK için üç, beş çapulcu demenin fatura önümüzdeyken, ne
o pırıl, pırıl evlatlarımızın, ne de Ülkemizin zarar görmesine rıza
göstermemeliyiz. Kalem tutması gereken yaşta olanların, sopa tutması Molotof
atması yalnız kendi geleceklerini karartmadığı gibi toplumsal rahatsızlıkları
beraberinde getirmektedir. Bu çocukları leylekler falan getirmedi bunlar bizim
evlatlarımız, belki yarın birçoğunun giyeceği polis, asker elbiselerine bu
kadar kin ve nefret dolu olmaları oldukça düşündürücü. Gerçek şu ki, bu yaştaki
çocukların bu duygu ve düşüncelerin kendilerine ait olmadığı ve birileri
tarafından kendilerine enjekte edilmiş olmaları. İşte asıl dikkat edilmesi
gereken yerde burası. Bu kirli beyinleri tespit ederek onları bu
kirlenmişlikten kurtarmak. Yoksa yarın geç olur.